Blog

Maladaptive Daydreaming (Uyumsuz Hayal Kurma) Nedir? Belirtileri ve Psikolojik Yardım

Uyumsuz hayal kurmayı simgeleyen tablo reprodüksiyonu

Maladaptive Daydreaming (Uyumsuz Hayal Kurma) Nedir?

Hayal kurmak, dünyanın neresinde yaşarsanız yaşayın, hangi yaş, inanç, ırk ya da gelir grubundan olursanız olun herkes için güzel bir deneyimdir. Peki hayal kurmanın da fazlası olabilir mi? Bu kadar keyifli bir etkinlik bir sorun hâline gelebilir mi? İşte burada “maladaptive daydreaming” ya da Türkçesiyle uyumsuz hayal kurma kavramı devreye giriyor.

Halk arasında “hayal kurma hastalığı” diye de anılan bu durum, son dönemde giderek daha fazla dikkat çekiyor. Terim İngilizcesinin birebir çevirisi olduğu için ne anlattığını ilk bakışta açıklamaya yetmiyor. Kavram; gerçeklikten kaçışı, aşırı hayal kurmayı ve hatta bütünüyle hayal dünyasında yaşamayı anlatır. Kısaca tanımlarsak uyumsuz hayal kurma; belirgin bir psikolojik sıkıntıya yol açan, gündelik işlevleri bozan ve günün pek çok saatini hayal kurarak geçirmekle karakterize olan bir durumdur [1]. Birçok psikolojik rahatsızlık buna eşlik edebilir.

Ben, Klinik Psikolog Gizem Ünal olarak bu yazıda uyumsuz hayal kurmanın belirtilerini, eşlik eden rahatsızlıkları ve psikolojik yardım yollarını, şema terapi bakış açısıyla birlikte ele alıyorum.

Uyumsuz Hayal Kurma Normal Hayal Kurmadan Nasıl Ayrılır?

Uyumsuz hayal kurma, birçok yönüyle normal hayal kurmadan ayırt edilebilir [2]. Çünkü normal koşullarda insanlar hayal kurmak için uzun süre ayırmaz; genellikle boş zamanlarında, özellikle uykuya dalmadan önce hayal kurmayı tercih eder. Bu yüzden hayal kurmak sosyal ve iş yaşamını olumsuz etkilemez.

Uyumsuz hayal kurmada ise hayaller, karmaşık olay örgüleri ve karakterlerle dolu, ayrıntılı bir iç dünyayı yansıtır. Gündelik hayattan ve gerçeklikten iç dünyaya yapılan bu yolculuk kişiyi gerçeklikten uzaklaştırdığı için hayal kurmanın bağımlılık yapan bir yönü vardır ve bırakmak bu yüzden oldukça zordur. Yine de kişiler bu keyif verici etkinliğin kendi iç dünyalarının ürünü olduğunu ve gerçek olmadığını bildikleri için onu dış gerçeklikten kolaylıkla ayırt edebilir [3].

Maladaptive Daydreaming Belirtileri

Uyumsuz hayal kurma DSM-5 sınıflandırmasında ve ICD-11'de yer almıyor. Buna rağmen davranışsal bağımlılıklar başlığı altında listelenebilecek bir belirti kümesine sahip [4]. Öte yandan 2025'te yayımlanan bir pozisyon makalesi, bu durumun disosiyatif bozukluklar kategorisinde resmî bir sendrom olarak tanınması gerektiğini savunuyor [5].

Belirtiler şöyle sıralanabilir:

  • Hayalleri çoğunlukla bir dizi ya da kitap kurgusu kadar ayrıntılıdır.
  • Hayallerini sürdürmeye ve uzun süre hayal kurmaya karşı koyması güç bir istek duyarlar.
  • Hayal kurarken jest ve mimiklerini kullanabilirler.
  • Hayal sırasında konuşabilir ya da fısıldayabilirler. Jest, mimik ve konuşma sayesinde adeta hayalin içinde yaşıyormuş gibidirler.
  • Günlük hayatta karşılaştıkları küçücük bir uyarıcı, örneğin bir müzik, ses ya da görüntü, hayal kurmayı başlatabilir.
  • Yaptıklarının yalnızca hayal kurmak olduğunun farkında olsalar da hayalden kopup günlük hayata dönmekte zorlanırlar.
  • Bu zorluk, günlük sorumluluklarını yerine getirememelerine yol açar.
  • Gündüz olduğu gibi geceleri de hayal kurdukları için uykuya dalmakta güçlük çekerler.
  • Hayale zaman ayırıp bir türlü kopamadıkları için pişmanlık ve suçluluk hissederler [4].

Uyumsuz Hayal Kurmanın Ölçütleri

Yoğunluk: Bu durumu yaşayanlar hayallerini çok yoğun temalar etrafında kurar. Hayalleri canlı ve ayrıntılıdır.

Karmaşıklık: Hayaller bir dizi ya da film gibi senaryosu, kurgusu ve oyuncuları olan bir yapıya sahip olabilir.

Süre: Bir süre sınırı yoktur. Çoğu insan yatmadan önce hayal kurup hayalin bir noktasında uykuya dalar; uyumsuz hayal kuranlar ise hayalleri için ciddi bir zaman harcar. Saatlerce hayal kurabilir, hayallerine günlerce kaldıkları yerden devam edebilirler.

İstek: Bir müzik sizi başka bir yere götürebilir, anılar aklınıza gelebilir ve kendinizi hayale dalmış bulabilirsiniz. Hayal kurma bağımlılığı yaşayan kişiler ise bir ihtiyaç doğmuşçasına hayal kurmaya bilerek başlayabilir.

Kopukluk: Çevrelerinde olup bitenden habersiz yaşayabilirler. Dünyayla bağlarını kesecek kadar güçlü hayaller kurup kopukluk yaşayabilirler. Bu kopukluk, travma, kaygı, depresyon ya da istismar öyküsü olan kişilerin savunma ve baş etme mekanizması olarak kullandığı disosiyasyona benzer [6].

Uyumsuz Hayal Kurmaya Eşlik Eden Psikolojik Rahatsızlıklar

Sürekli hayal kuran bireylerde depresyon, kaygı bozuklukları, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ile obsesif kompülsif bozukluk (OKB) yüksek oranlarda görülür [1]. Kırk çalışmayı birleştiren yakın tarihli bir meta-analiz de uyumsuz hayal kurmanın depresyon, kaygı, disosiyasyon, OKB, DEHB ve travmatik yaşantılarla ilişkili olduğunu bildiriyor [7].

Mevcut araştırmalar, sözü edilen rahatsızlıkların uyumsuz hayal kuranlarda neden daha sık görüldüğünü açıklamaya henüz yetmiyor. Yine de bilimsel veriden bağımsız olarak olası nedenler üzerine düşünmek mümkün.

Uyumsuz hayal kurma, sürekli hayal kurma yoluyla dış dünyanın gerçekliğinden bilinçli bir kaçış sağlar. Klinik tablonun da genellikle kasvetli ve kaygı uyandıran yaşam koşullarından kaçışa hizmet ettiği bilinir [3]. Buradan hareketle kaygı bozukluğu olan kişilerin bir baş etme mekanizması olarak hayal kurmayı tercih etmesi akla yakın görünüyor.

Depresyon da benzer biçimde açıklanabilir. Depresyonla birlikte gelen hayattan zevk alamama, yoğun üzüntü ve hiçbir şeye ilgi duymama hâli, dikkat eksikliği gibi bilişsel işlev bozulmalarıyla birleşir. Bu tablo hem baş etmek için aşırı hayal kurmaya yol açabilir hem de bozulan dikkatin sürekli hayale kaymasıyla açıklanabilir.

DEHB için de benzer bir durumdan söz edilebilir. DEHB’de dikkatin tümüyle yok olması söz konusu değildir; var olan dikkati yönetmekte zorlanmaya işaret eden nörobilişsel bir bozukluktur. Yönetilmesi güç dikkatin gündelik hayatın stresiyle birleşmesi, uyumsuz hayal kurma davranışının ortaya çıkmasına kolayca zemin hazırlayabilir.

Son olarak bazı araştırmalarda uyumsuz hayal kurmaya disosiyatif belirtilerin eşlik ettiği görülmüştür [1]. Disosiyatif bozukluklar, tıbbi bir rahatsızlığa bağlı olmaksızın bellek, algı, bilinç ve kimlik gibi alanlarda çözülme ya da dağılma anlamına gelir [8]. Alt türüne göre kişinin gerçeklikten, hatta kendi kimliğinden veya bedeninden kopması söz konusu olabilir. Bu noktada aşırı hayal kurma, yoğunluğuna bağlı olarak gerçeklikten kopmaya ve disosiyatif belirtilerin ortaya çıkmasına katkıda bulunan bir etken olarak değerlendirilebilir.

Eşlik eden rahatsızlıklara dair bilimsel araştırmalar, klinik gözlemleri desteklemek ve durumu anlamak için önemlidir.

Uyumsuz Hayal Kurma İçin Psikolojik Yardım

Uyumsuz hayal kurma henüz resmî bir tanım ve sınıflandırma sistemine girmediği için müdahalede izlenecek standart bir yönerge yoktur. Ancak bu, soruna hiçbir şekilde müdahale edilemeyeceği anlamına gelmez. Uzmanlar benzer durumlardan yola çıkarak kişiye özel bir plan hazırlayıp psikolojik destek sunabilir.

Psikoterapi yöntemlerinden bilişsel davranışçı terapi (BDT), uyumsuz bilişler üzerine yaptığı çalışmalarla bilinir. Buradan hareketle uyumsuz hayal kurmanın bilişsel, duygusal ve davranışsal öğelerini ayrı ayrı ele alan bir plan hazırlanır. Uyumsuz hayallerin nasıl ortaya çıktığı, kişinin neden aşırı hayal kurduğu ve bu davranışın nasıl yönetilebileceği danışanla birlikte çalışılır.

Şema Terapide Kopuk Kendini Avutan Mod ve Uyumsuz Hayal Kurma

Şema terapi, çocukluk ve ergenlikte karşılanamayan temel duygusal ihtiyaçlardan doğan erken dönem uyumsuz şemaları ve bu şemalar tetiklendiğinde devreye giren baş etme biçimlerini anlamaya odaklanır. Şema terapide “mod”, kişinin belirli bir anda içinde bulunduğu duygu, düşünce ve davranış bütünüdür. Şemalar harekete geçtiğinde kişi bir moddan diğerine geçebilir [9, 10].

Bu modların bir kısmı, acı veren duygulardan kaçınmaya yarayan baş etme modlarıdır. Kopuk koruyucu mod, kişiyi duygularından ve ihtiyaçlarından, çoğu zaman da insanlardan uzaklaştırır [9]. Kopuk kendini avutan mod da kaçınma temelli bir baş etme biçimidir; kişi duygulardan sakinleştirici, uyarıcı ya da dikkat dağıtıcı etkinliklerle uzaklaşmaya çalışır. Şema Mod Envanteri (SMI) bu modu ölçülen modlardan biri olarak ele alır [10].

Uyumsuz hayal kurma, kişinin acı veren duygulardan ve gerçeklikten hayal dünyasına çekilip orada rahatlama, yakınlık ve kontrol bulması bakımından bu modlarla örtüşen bir işleve sahiptir. Uyumsuz hayal kuranlarla yapılan nitel bir çalışmada, çocuklukta yalnızlık, ilgisizlik ve dışlanma yaşayan birçok kişi için iç dünyanın güven, sakinlik ve neşe kaynağı olduğu görülmüştür [11]. Bağlanma ve duygu düzenleme üzerine yapılan bir çalışma, erken bağlanma deneyimlerinin ve ciddi duygu düzenleme güçlüklerinin uyumsuz hayal kurmada rol oynayabileceğine dikkat çekmiştir [12]. Macaristan’da yapılan bir başka çalışmada ise bazı çocukluk çağı travmalarının uyumsuz hayal kuranlarda daha sık görüldüğü ve disosiyatif yaşantıların bu ilişkide aracı olduğu bulunmuştur [13]. Bununla birlikte her uyumsuz hayal kuran kişinin bir travma öyküsü olmadığı da araştırmalarda vurgulanır [11, 13].

Uyumsuz hayal kurmanın şema terapiyle ele alındığına dair literatür henüz sınırlı. 15 yaşında bir kız çocuğuyla yapılan bir vaka raporunda [14] hayal kurma, sevgi, kabul ve kontrol gibi karşılanmamış ihtiyaçlardan kaçışın bir yolu olarak anlaşılmış. Gencin Young Şema Ölçeği sonuçları kopukluk ve reddedilme, aşırı tetikte olma ve duygusal bastırma, başkalarına yönelimlilik ve sınırlarda bozulma alanlarında şemalar gösteriyordu. Raporu yazanlar, hayal kurmanın kişinin duygusal olarak acı veren gerçeklikten bağlantısını kopardığı bir kopuk koruyucu mod biçiminde kavramsallaştırılabileceğini belirtiyor. Hayaller yalnızlık, reddedilme ya da başarısızlık duygularıyla tetikleniyordu ve bu kaçış kısa vadede rahatlatırken aynı şemaları pekiştirme riski taşıyordu.

Bu vakada 25 bireysel seans yürütüldü. Terapide motivasyonel görüşme, aktivite planlama, sınırlı yeniden ebeveynlik, empatik yüzleştirme, imgelem yeniden yazımı, şema günlüğü, davranışsal örüntü kırma, güvenli yer imgelemi ve “savunmasız çocuk” ile “sağlıklı yetişkin” modları arasındaki sandalye çalışması kullanıldı. Süreç sonunda hayal kurma sıklığında azalma, arkadaşlıklarda iyileşme, baş etme biçimlerine dair farkındalıkta artış ve anneyle bağda düzelme bildirildi. Çalışmada en çok vurgulanan zorluklardan biri, gencin hayal dünyasını bırakmaya yönelik çelişkili hislerdi. Yazarlara göre uyumsuz hayal kurma hem bir belirti hem de kişiyi koruyan bir strateji olduğundan, hayalin duygusal işlevi onaylanırken kişi nazikçe daha sağlıklı baş etme biçimlerine yönlendirilmeliydi [14].

Burada iki önemli sınırlılığı belirtmek gerekir. Bu veriler tek bir vakaya dayanıyor; kontrol grubu yok ve genelleme yapılamaz. Bildiğimiz kadarıyla uyumsuz hayal kurmada şema terapinin etkisini inceleyen kontrollü bir çalışma da henüz yok. Şema terapinin genel kanıt tabanı ise başka alanlardan geliyor. Örneğin 323 kişilik, çok merkezli bir randomize kontrollü çalışmada, kaygılı çekingen (Küme C), paranoid, histriyonik ve narsisistik kişilik bozukluğu olan kişilerde şema terapi, olağan tedaviye göre daha yüksek iyileşme oranı ve daha düşük bırakma oranı göstermiştir [15]. Bu çalışma uyumsuz hayal kurmayı değil kişilik bozukluklarını inceledi; yine de şema terapinin köklü örüntülerle çalışmada etkili olabileceğine dair genel bir dayanak sunuyor.

İstanbul şema terapi sürecinde uyumsuz hayal kurmayla çalışırken ilk adım, hayalin kişi için ne işe yaradığını anlamaktır. Amaç hayal kurmayı yasaklamak değil; hayalin arkasındaki karşılanmamış duygusal ihtiyacı görmek ve bu ihtiyaçların gerçek hayatta karşılanabilmesine yardım etmektir.

İstanbul’da Uyumsuz Hayal Kurma İçin Terapi Desteği

Hayal kurmanın hayatınızın büyük bölümünü kapladığını, gündelik sorumluluklarınızı aksattığını ya da hayalden kopmakta zorlandığınızı fark ediyorsanız bir uzmandan destek almak sizi rahatlatabilir. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı koymaz.

Ben Klinik Psikolog Gizem Ünal. Küçükçekmece klinik psikolog olarak yüz yüze seansları Halkalı’daki çalışma odamda, Türkiye’nin her yerinden ve yurt dışından görüşmeleri ise online olarak yürütüyorum. İstanbul psikolog arayışındaysanız ya da Halkalı psikolog seçeneklerini değerlendiriyorsanız, ilk görüşmede yaşadığınız zorluğu ve ihtiyaçlarınızı birlikte netleştirir, size uygun terapi planını oluştururuz. İstanbul terapi sürecini şema terapi merkezli ele alırken BDT ve kabul ve kararlılık terapisi (ACT) tekniklerinden de yararlanıyorum.

Çalışma yaklaşımım ve eğitimim için Hakkımda sayfasına göz atabilir, WhatsApp üzerinden randevu isteyebilirsiniz. Acil bir durumda 112'yi arayın.

Kaynaklar

  1. [1] Somer, E., Soffer-Dudek, N., & Ross, C. A. (2017). The comorbidity of daydreaming disorder (maladaptive daydreaming). The Journal of Nervous and Mental Disease, 205(7), 525-530.
  2. [2] Somer, E., Soffer-Dudek, N., Ross, C. A., & Halpern, N. (2017). Maladaptive daydreaming: Proposed diagnostic criteria and their assessment with a structured clinical interview. Psychology of Consciousness: Theory, Research, and Practice, 4(2), 176-189.
  3. [3] Ross, C. A., et al. (2020). Maladaptive daydreaming, dissociation, and the dissociative disorders. Psychiatric Research and Clinical Practice, 2(2), 53-61.
  4. [4] Pietkiewicz, I. J., Nęcki, S., Bańbura, A., & Tomalski, R. (2018). Maladaptive daydreaming as a new form of behavioral addiction. Journal of Behavioral Addictions, 7(3), 838-843.
  5. [5] Soffer-Dudek, N., Somer, E., Spiegel, D., Chefetz, R., et al. (2025). Maladaptive daydreaming should be included as a dissociative disorder in psychiatric manuals: position paper. The British Journal of Psychiatry.
  6. [6] Cleveland Clinic. Maladaptive daydreaming. https://my.clevelandclinic.org/health/diseases/23336-maladaptive-daydreaming
  7. [7] Somer, E., Herscu, O., Samara, M., & Abu-Rayya, H. M. (2025). Maladaptive daydreaming and psychopathology: A meta-analysis. International Journal of Psychology, 60(2), e70027.
  8. [8] Butcher, J., et al. (2015). Anormal Psikoloji. Kaknüs Yayınları.
  9. [9] Young, J. E., Klosko, J. S., & Weishaar, M. E. (2003). Schema Therapy: A Practitioner’s Guide. Guilford Press.
  10. [10] Lobbestael, J., van Vreeswijk, M., Spinhoven, P., Schouten, E., & Arntz, A. (2010). Reliability and validity of the short Schema Mode Inventory (SMI). Behavioural and Cognitive Psychotherapy, 38(4), 437-458.
  11. [11] Somer, E., Somer, L., & Jopp, D. S. (2016). Childhood antecedents and maintaining factors in maladaptive daydreaming. The Journal of Nervous and Mental Disease, 204(6), 471-478.
  12. [12] Sándor, A., Bugán, A., Nagy, A., Bogdán, L. S., & Molnár, J. (2021). Attachment characteristics and emotion regulation difficulties among maladaptive and normal daydreamers. Current Psychology. https://doi.org/10.1007/s12144-021-01546-5
  13. [13] Sándor, A., Bugán, A., Nagy, A., et al. (2023). Childhood traumatization and dissociative experiences among maladaptive and normal daydreamers in a Hungarian sample. Current Psychology, 42, 9509-9525.
  14. [14] Ranga, G., & Sharma, P. (2026). Case report on maladaptive daydreaming: An interpretative phenomenological analysis and therapeutic process. Journal of Indian Association for Child and Adolescent Mental Health, 22(2), 190-194.
  15. [15] Bamelis, L. L. M., Evers, S. M. A. A., Spinhoven, P., & Arntz, A. (2014). Results of a multicenter randomized controlled trial of the clinical effectiveness of schema therapy for personality disorders. The American Journal of Psychiatry, 171(3), 305-322.

Bu konuda konuşmak ister misiniz?

Yüz yüze ya da online görüşme için randevu talebinizi iletebilir, aklınıza takılanları WhatsApp üzerinden sorabilirsiniz.

Randevu talebi

Size uygun yolu seçin. Mesajınıza en kısa sürede dönüş yapılır.